
Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM) ile 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği'nin ortaklaşa çalışmalarıyla yürütülen deneysel arkeoloji çalışmaları kapsamında antik çapalar konusunda araştırmalar yapılıyor.
Urla İskele'de bulunan ANKÜSAM alanında yürütülen ve bugüne kadar dünyada örneği olmayan çalışma hakkında bilgi veren Arkeolog Osman Erkurt, çalışmanın 4 bin senelik bir periyodu kapsadığını belirtti. Gemi çapaları hakkında yaptıkları çalışmanın tipolojik bir çalışma olduğunu ve bu çalışmanın aslında Oxford Üniversitesi ile beraber yaptıkları bir tez çalışması olduğunu dile getiren Arkeolog Osman Erkurt, “Çapalar, bir teknenin veya deniz aracının emniyetidir. Olmazsa olmazıdır. Sorunsuz bir yolculuk çapaların iyiliğine ve mükemmelliğine bağlıdır. Şu an 27 tane çapamız var. Deneysel arkeoloji adına şunu söylemek gerekir bugüne kadar dünyada bunu denemiş olan kimse yok. Biz bu 27 tane çapa üstünde bir tipolojik araştırma yaptık ve bunları çeşitli deniz dip farklılıklarıyla kullandık yani kumda, yosunda, taşta. Çeşitli açılardan dinamometre ile kilogram cinsinden ne kadar yük taşıdığını anlamaya çalıştık. Ve bu bir tez halinde önümüzdeki ilkbahar sunulacak” dedi.
Çapaların tarihten günümüze değişen yapıları hakkında da bilgi veren Arkeolog Erkurt, “Her şey taşa bağlı iplerle başlıyor sonra o taşa belli ağaçlar sokularak daha fazla dipte takılması sağlanıyor. Daha sonra insan madenle tanıştıkça -özelikle demirle- demir esaslı çapalar yapılmaya başlanıyor. Çapaların profilleri ve formları her çağda değişmiş. Fakat daha sonra yavaş yavaş oturmuş ve şu anda 2 bin sene öncesinin çapası aynı günümüzde kullanılan çapa desek yanlış olmaz” dedi.
Bunları anlamanın yolunun deneysel arkeolojiden geçtiğinin altını çizen Erkurt, “Bütün bunları anlamanın tek yolu vardı. Bu koleksiyonu üretmek, yapmak, denemek ve deneysel bilgileri de üniversel bilgi teorisi içinde sempozyumlarda sunmak ve bilgileri karşılaştırmak. Biz bunu yaptığımızda şunu gördük ki, şu ana kadar çapa konusunda yazılan makalelerin birçoğunda ciddi hatalar var. Bu hataları anlamanın tek yolu da bunları yapıp kullanmaktı ve biz de öyle yaptık. Şimdiki amacımız da bu çapa koleksiyonunu Avrupa'da özellikle İngiltere'de ve Oxford'da sergilemek” dedi.
Denizcilik tarihi ve tekniklerini daha iyi anlamak üzere ANKÜSAM ile 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği'nin bundan önce de ortaklaşa yürüttükleri pek çok çalışma bulunuyor. Bu kapsamda dünyada bilinen en eski batık olan, M.Ö. 13. yy.'a ait Uluburun gemisinin replikası inşa edilmiş olup bununla Ege ve Akdeniz'de çeşitli rotalara yapılan seferlerle denizcilik ve navigasyon teknikleri üzerine deneysel çalışmalar yapılmıştır. “Foça - Marsilya: Tarihe Yolculuk” isimli bir diğer projede, M.Ö. 6. yy.da Foça'dan yola çıkarak Marsilya'ya giden kolonistlerin yolculuğu, dönemin özelliklerine göre inşa edilen 20 kürekçili bir savaş teknesi ile yeniden gerçekleştirilmiştir. Ege'nin bilinen en eski tekneleri olan Kiklad Tekneleri inşa edilmiş ve bu teknelerle Ege Adalarına seyahat edilecektir.
