| Derya Ertem Email : bilgi@deryaertem.com |
Piyangodan hep büyük ikramiye hayal ederiz.
Kazandığımız büyük paralarla bir tatile çıkarız. Sevdiğimizle, bir otel odasında, aylarca mutlu yaşayabiliriz. Kızım evde bayılınca ambulansı çağırdım.
Soluğu acil serviste aldık. Aslında soluk alamadık; nefesimiz kesildi.
''Ailede kan hastalığı var mı? Kızınızın Lösemi olduğundan şüpheleniyoruz.''
HIIII ?!
İlk yarım saatte tanımız kondu. Büyük ninelerimizle büyüdük, hiçbir kalıtsal sorun yok.
Nasıl?
Neden?
Nereden?
Bir oda, en sevdiğiniz, tatil değil. Uzun, büyük bir savaş. . .
Hastanede üç ay yatınca onkoloji stajı yapmış gibi oluyorsunuz. Kafanızdaki pek çok teknik sorunun, nedenlerini ve sonuçlarını algılar hale geliyorsunuz.
Sanırım gelecek on yıl içinde, her evde, en az bir kanser hastası olacak. Ne klinikler, ne de doktor sayısı buna yeter.
Yetse bile; çok zor bir tedavi. Kaç kişi mutlu sonla tamamlayabilir ki?
Aptal kutusu TV ' ler, hafta içi, hangi partalı üzerimize sarsak, hafta sonu da, adı meşhur, yaptığı işin tanımı olmayan bir avuç insanın sözde aşklarını anlatsın.
Boş insanların 'yarışma' olarak ifade ettiği, herkesin yapabileceği sıradan işlevleri dalga geçer gibi gözümüze soksunlar. Oyalasınlar insanları. Hiçbir zaman bizim olmayacak, gereksiz hayatları, boşuna seyret- dur.
En sevdiklerimiz, bir yatakta, aylarca, bazısı yıllar boyu iyileşmeyi umarak tedavi olacak.
DURUN!
'ARTIK YETER!' DEYİN.
Yanı başımızdaki baz istasyonları, radyasyon yayan cihazlar, GDO 'lu ürünler, şık jelatinli, katkı maddeli abur cuburlar, dayanıklı, plastiklere sarılı yiyecekler, Sigara ve egzoz dumanları, Sağlıksız içme suları, hemen her şey kanserojen.
Şimdi, siz de kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için Soluduğunuz havayı, İçtiğiniz suyu, Ne kadar radyasyona maruz kaldığınızı, Yediğiniz yiyeceklerin ne kadarının sağlıklı ve organik olduğunu, Sizi mutsuz eden ne kadar olayın içinde olduğunuzu, Okul, sınav, iş arama, evlenme, çocuk yapma. . .
Tüm bunlar için ne kadar çok stres biriktirdiğinizi, İşinizin, dinlenme ve sosyal hayatınızın sizi mutlu edip etmediğini gözden geçirin. Hayatınızın ne kadarının size ait olduğuna bakın.
Kendi hayatınızı mı yaşıyorsunuz, yoksa başka insanların figüranı mısınız?
Sevdiklerinize ne kadar zaman ayırıyorsunuz?
En son birine ne zaman 'Seni Seviyorum' dediniz. Ya da biri sizin önemli olduğunuzu hatırlattı. Hediye alıp verdiniz.
Mutlu, umutlu gülümsediniz?
Gün içinde yaşadığınız stresin size ne kadar zarar verdiğini tespit edin ve kontrol altına alın.
Kontrol altına alınması için baskı grupları oluşturun ve sağlıklı yaşam hakkınız için mücadele edin.
Önceliklerinizi sağlıklı yaşamdan ödün vermeden sıralayın. Yoksa çağın hastalığı, size de çıkabilir.
Bugün değilse de; gelecekte. . .
| BAKMAK VE GÖRMEK | 28 Temmuz 2011 |
| SAYILAR VE ÖLÇÜLER | 02 Ağustos 2011 |
| BU VATAN KİMİN? | 10 Ağustos 2011 |
| YAVUZ BİNGÖL KÖPRÜSÜ | 10 Ağustos 2011 |
| YARDIMSEVER MAHLUKAT | 25 Ağustos 2011 |
| SADECE AŞK | 04 Eylül 2011 |
| O DÜŞÜNSÜN… | 06 Eylül 2011 |
| BİR PUANLIK MOTİVASYON | 07 Eylül 2011 |
| BU ÇOCUKLAR KİMİN ? | 09 Eylül 2011 |
| ERTELEME, ÜŞENME, VAZGEÇME. | 08 Ekim 2011 |
