| Zeynep Tan Email : zeyneptan@gazetemege.com |
Oleeyyy!
İlk cemre 20 Şubatta "havaya düştü"
Demek ki, bahar gelmek için gözünü kırptı.
Hani hep söylerim, kış ayını yaz ayına tercih edirim diye.
Ama bu sene yazın gelmesini dört gözle bekler olduk milletçe.
Soğuk şiddetli bir kış yaşadık. (yaşıyoruz hatta bazı bölgelerimizde hala)
Aman Allah'ım, özellikle doğu, güneydoğu bölgeleri soğuk ve karın esareti altındaydı.
Hemde uzun bir süredir.
Cemre düştü, hava birden değişim göstermeye başladı bile.
İzmirliler güneşli bir sabahla kendine geldi, uyandı.
Deniz kenarları, yollar kendini açık havaya atmış insanlardan geçilmiyor.
Zaten İzmirli dört duvar arasında kalmayı, yaşamayı beceremez.
Özgürlüğüne düşkündür, hava muhalefetinden olsa bile.
Yeter ki, güneş yüzünü göstersin.
Çoluk, çocuğu ile sahil beldelerinde...
Olmadı en yakın deniz kenarında günün bir kısmını geçirir.
Deniz havası, o bol iyotlu deniz havasını ciğerlerine çeker.
Neşe, huzur bulur sözün kısası.
Şubat 27'sinde "Su"ya...
Mart 6'da toprağa düşücek ve düştüğü yeri ısıtacak.
Son cemre ile havalar ısınacak.
Herkes "Cemre"yi bilir ve bekler.
Ben araştırmalarıma dayanarak "Cemre" nin tarihçesini sizlerle paylaşmak isterim.
Cemrenin kelime anlamı "Kor halindeki ateş" tir.
Yani köz, kıpkırmızı ateş.
Eskilerde büyüklerimiz cemre yerine "Cemile" yi kullanırlarmış.
Ve o zamanlar yapamak istediklerini, yapacaklarını cemrelere dikkat ederek yapılırmış.
Misal, toprakla uğraşanlar...
Cemre toprağa düşüp, toprağı ısıttıktan sonra dikim olayını gerçekleştirirlermiş.
Toprak ısınmadan atılan tohum yeşermez, çünkü.
Bahar dünyaya teşrif etmeden, müjdecisini gönderir.
Baharın müjdecisi "Cemre"lerdir.
Cemre her ne kadar folklorik bir inanış olsa da, havanın gittikçe ısındığı da görülür.
Birer hafta aralıklarla havaya, suya, toprağa düştüğünde onları ısıttığı inanılır.
"Cemre" düştü denilince, birşeylerin bir yerlere düştüğü algısına varıyoruz.
Aslında görünmeyen bir olay.
Ama aklımızın daha çabuk kavraması için söyleniliyor.
İşte uzun kış geceleri eve kapanıp, dizi manyağı olduğumuz günlerin sonlarına yaklaşıyoruz, neyse.
Bahar geliyor.
Bazı ağaçlar çicek açtı bile.
Pembe, beyaz sanki taçlarını takmış gelinler gibi salınıyor.
Ama birkaç gün önce havalar yine birdenbire soğuyunca...
Havalar daha bir ısınana kadar ağaçlar duraksadı sanki.
Küçük yapraklar beklemede, özen göstererek özelliklerini.
Hava güneşli, ama ısısını vermediği için serin.
Sanki tepelerin birini yamacında güneşin serin aydınlığı yayıldı tüm İzmirime
İşte özlemle beklediğiz o günler geldi geliyor...biraz daha sabır o günlere kavuşmak için.
İlk Cemre
Kar eriyivermiş, buz kırılmış;
Kuşlar gibi azadolmuş sular,
Toprağa düşer düşmez ilk cemre,
Arzın bağrında bın yol açılmış,
Aktıkça akmış, şadolmuş sular;
Dağ başlarında ta denizlere
Cahit Sıtkı Tarancı
| Kız olsun çamurdan olsun | 11 Ocak 2012 |
| Taciz kader mi? | 10 Ocak 2012 |
| Hipokrat'ın silikonları | 09 Ocak 2012 |
| 'Medyum' olmaya karar verdim! | 07 Ocak 2012 |
| Şoförden al haberi! | 05 Ocak 2012 |
| Başınıza Akrep Nalan kadar taş düşsün! | 04 Ocak 2012 |
| Benim arkadaşım 'kanatsız bir melek' | 04 Nisan 2011 |
| Tarkan hocam;beyninize, bilginize yüreğinize sağlık | 19 Nisan 2011 |
| Tek tesellim, elbet bir gün buluşacağız! | 19 Nisan 2011 |
| Pardon ama siz galiba uzayda yaşıyorsunuz? | 20 Nisan 2011 |
