| Cengiz Duyar Email : cengizduyar@gazetemege.com |
Karşıyaka CHP'de delege seçimlerinin ardından birkaç parçalı bir yapı çıktı ortaya. Şöyle bir baktığımızda; mevcut ilçe yönetimi taraftarları, Belediye'nin içinden bazılarının oluşturduğu yapı, kendilerini “muhalif” olarak adlandıran grup. Bu yapının içinde en güçlü olanı mevcut ilçe yönetimi gibi görünüyor. Delege seçimlerinde mevcut ilçe yönetiminin çalışmalarını Müjdat Ünsalan yürüttü. “Muhalefet” denen yapının önde gelenleri ise Ali Engin ile Barış Erel oldu. İşin belediye ayağındakileri yazmayacağım.
* * *
Şimdi bir konuya daha açıklık getirelim. Karşıyaka'da kendilerini “muhalefet” diye adlandıran grupla, İzmir geneli “muhalif” olanlar farklı. Aman diyeyim sapla samanı karıştırmayın. Karşıyaka'daki “muhalefet” denen yapı mevcut Genel Merkez taraftarları gibi görünüyor. İzmir genelinde ise bu tam tersi. Yani İzmir geneli “Muhalifler” ise, mevcut Genel Merkeze soğuk bakanlar olarak biliniyor.
* * *
Karşıyaka'da çıkan bu tablodan sonra kongre nasıl olur? İşte burada ince siyaset giriyor devreye. Mevcut İlçe Yönetiminin elinde Müjdat gibi bir siyasi sihirbaz var. Müjdat'ı çok iyi tanırım. Bu işleri iyi bilir. Matematik adamıdır. Onun kitabında 2 artı 2 duruma göre 5'te edebilir, 3'te. İşte bu grup delege seçimlerinden güçlü çıkmanın avantajlarını sonuna kadar kullanmak istiyor.
* * *
Kendilerini “muhalefet” olarak adlandıran grup 2 ye bölünmüş durumda. Ali Engin uzlaşma taraftarı gibi görünüyor. Barış Erel'in başını çektiği insanlarda mutlaka yeni bir aday çıkması tezini savunuyor. Savunuyor ama dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan da olmak istemiyor. Bir de Cevdet Tümtürk faktörü var. Tümtürk'te ılıman bir adamdır. Mühendistir. O da hesap kitap adamıdır. Pek detaylara girmeyen, olaya mümkün olduğu kadar genel bakarak il başkanlığı hesapları yapan Cihan Türsen görüşme turları atıyor.
* * *
Bu fotoğrafta tüm adresler Adnan Alabay'ı gösteriyor. Hal böyle olunca esas kıyamet yönetim ve il delegeliğinde yaşanacak. Ha bir sürpriz olurda ikinci bir aday çıkar mı? Şimdilik zor gibi görünüyor. Peki, çıkarsa ne olur? Hele nitelikli iyi bir aday çıkarsa pek çok kişi zor durumda kalır. Kendilerini “muhalif” olarak adlandıran grup sıkıntıya düşer. Mevcut yönetimle anlaşmalarını anlatma zorluğu içine düşerler. Bu da onlara siyasi olarak zarar verir. Tabanlarından tepki alırlar. Bir daha ki sefere inandırıcılıklarını yitirirler. İkinci aday çıkması durumunda bu yapıdan en kazançlı çıkacak olan grup onlar olur. Ön seçim delegelerinin gözünde sempati kazanırlar. İki yıl sonraki seçimler eğer önseçimle yapılacaksa iyi bir mevzi kazanmış olurlar ki bu da hiç az buz bir şey değildir. En zararlı çıkacak olanlar da “insanları kandırıp kullanmış” konumuna düşecek olan “muhalif” grup olacaktır. Görünen fotoğraf budur. Ama her kesin gözden kaçırdığı ya da hesaba katmadığı siyasette hiçbir zaman 2 artı 2'nin dört etmediğidir. Yarın Yüksel Çakmur ve Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ ile yaptığım sohbetleri yazacağım
| Sayın İZSU Genel Müdürü; | 06 Nisan 2011 |
| Sayın İZSU Genel Müdürü; | 06 Nisan 2011 |
| Şapka düştü (1) | 13 Haziran 2011 |
| Şapka düştü | 14 Haziran 2011 |
| Şapka düştü | 19 Haziran 2011 |
| Şapka düştü | 20 Haziran 2011 |
| Hedef İzmir | 21 Haziran 2011 |
| Türkiye'm, Türkiye'm cennetim | 22 Haziran 2011 |
| Vah benim ülkem | 29 Haziran 2011 |
| İZMİR'DE OPERASYON ZAMANLAMASI YANLIŞ | 24 Kasım 2011 |
