| Mikrop Email : kopkopmikrop@gmail.com |
Sevgili gönül dostlarım...
Ülkenin her bir yanın da Van'da olan deprem için bütün halk seferber oldu...
Allah herkesten razı olsun...
Şuan da -10 derecede en çok ihtiyaç duyulan şey barınma...
Onları televizyonda izlerken gözlerim doluyor...
Biz sıcak evimiz de otururken onların yani benim benim halkımın soğukta durması canımı çok yakıyor... Çocukların zatüre olup ölmesi kahrediyor...
Her şeyi bir yana bırakalım unuttuğumuz birileri daha var orda ...
Canla başla çalışan ve halkın güvenliğinin yanı sıra yaralarını sarmaya çalışan POLİSLERİMİZ...
Şimdi sosyal medyadan aldığım bir alıntı ile yazıma devam edeceğim..
Daha sonrada facebook ta benim özelime atılan bir mesajı sizinle paylaşacağım...
Onlar Van'da görev yapan askerler, polisler, öğretmenler, doktorlar ve diğer kamu çalışanları. Onların da depremzede olduğu maalesef unutuldu. Onları bir yandan deprem bölgesinin güvenliğini sağlarken gördük bir yandan hastanelerde depremzedelerin yaralarını sararken.
Aslında vatandaş için kendi sıkıntılarını bir tarafa iten kamu görevlilerinin birçoğunun evi yıkıldı. Ayakta kalanlar da zaten kullanılacak durumda değil. Görev yaptıkları kamu binaları da.
O binalarda hem barınıyor hem de çok zor şartlarda görevlerini bir an olsun aksatmıyorlar. 3 haftadır depremin sessiz mağduruydular.
Hallerini, hatırlarını, ihtiyaçlarını soran kimse olmadı. Onun üzüntüsünü yaşıyorlar.
Yaşadıkları travmayı sonunda satırlara döktüler. ''Sorun varsa çözüm de olmalı'' dediler. İlk defa kendileri için yardım istediler. Kaleme kağıda sarılıp yetkililere seslerini duyurmaya çalıştılar.
Mektuplarını www.polismemuru.net'e gönderdiler. Duygularını içlerinde kopan fırtınaları dile getirdiler. İstekler ise tamamen insani. Riskli binalarda kalmak zorunda olan polislerin bir çoğunun çadırı dahi yok.
Yemek ihtiyaçlarını dahi ceplerinden karşılıyorlar. Çünkü Valiliğin talimatıyla aşevlerinde polise yemek dahi verilmediğini anlatıyorlar. Mektuplarda en dikkat çeken satırlar ise polislerin kendilerine çizgi film kahramanı gibi muamele edilmesini istememeleriydi.
Van'ın çeşitli yerlerinden yazdıkları mektuplarla sorunlarını dile getiren polisler bölgede görev yapan bütün memurların tercümanı oldu.
Polisler şark sürelerinin yeniden düzenlenmesi, moral eğitim merkezlerinde ücretsiz dinlenmeler sağlanması, barınma ve kumanya sorunlarının giderilmesi, göreve servis ile gidip gelme sorunlarının halledilmesi ve sosyal fonlardan acilen faydalanmak istiyor.
Şimdi soru şu Aralık'ta okullar açılıyor. Onlarca meslektaşını kaybeden öğretmenler ve polislerin psikolojileri bir yana, aileleri nerede barınacak?
Zor durumdaki polislerin bir de çözüm önerileri var.
Yetkililere duyurulur.
İŞTE POLİS MEMURUNUN BENİMLE PAYLAŞMIS OLDUĞU SİTEM DOLU SÖZLER
Biz depremzede değiliz sanki Van'daki polisler olarak biz depreme maruz kalmadık. Bu nasıl zihniyet? İlk depremden beri Görev harici telefon açıp hal ve hatırı bırak yaşıyor musun diye soran yok. Görev
var yarın aynı şekilde hazır bulun diye arıyorlar sadece. Bizim ailemiz yok çoluğumuz çocuğumuz yok sanki!!!
Arkadaşlar lütfen herkesi destek olmaya çağırıyorum. Ne oturacak evimiz kaldı, ne kullanacak eşyamız. Sesimizi duyuramıyoruz. Depremin ilk gününden beri canla başla çalıştık çalışmaya devam devam ediyoruz. '. Bir deprem daha yaşadık sağlam olan bile artık girip yatamıyor içerde ki emniyet lojmanlarının %60 ı harap durumda. İstirahat edemiyoruz. Ne psikoloji kaldı ne de dayanacak güç Beden ve zihin yorgunluğu hat safhada. Ailelerimiz perişan. İzinler yok sadece Cumhurbaşkanımızın
emrettiği 5er gün mazeret izni verilmeye başlandı yeni. Maddi olarak sıkıntılarımız başladı. Depremden beri barınma sorunumuzu giderecek bir tek somut adım atılmadı. Diğer kurumlar memuruna prefabrik ev gönderdi, konteynerden mahalle kurdular maddi destekte bulundular biz
sahipsiz gibi kendi imkanlarımızla yetinmeye çalışıyoruz. Şimdi kar yağıyor eşlerimiz arabalarda ısınmaya çalışıyor biz görevdeyiz biri bizi duysun artık.
SESİMİZİ DUYUN VE DUYULMASINI SAĞLAYIN LÜTFEN..
| Mikrop’a kılım | 12 Nisan 2011 |
| Bana oyuncak alırmısınız? | 19 Nisan 2011 |
| Hasan Tatari | 17 Mayıs 2011 |
| Abdül Başkan'ın kitabında vefa vardır | 24 Mayıs 2011 |
| SEZEN AKSU'YA DOĞUM GÜNÜNDE MEKTUP VAR | 13 Temmuz 2011 |
| İKİ TOKADA SATMAM DOSTLARIMI | 20 Ekim 2011 |
| BENCE O SES 'SEDAT YÜCE' | 28 Ekim 2011 |
| DEPREME TERÖRE İNAT BU GÜN 'BAYRAM' | 08 Kasım 2011 |
| SALAKLAR MOTOSİKLET KULLANAMAZLAR! | 29 Şubat 2012 |
| HÜSEYİN ASLAN KÜKRESİN İSTİYORUM | 23 Mart 2012 |
